Akıllı Kafir'in göreceği Azabın şekli, inanmayışına göre değil,
inanışına, edindiği itikada yani O'nun hakkındaki Zannına göre
olacaktır. Bu itikad, ' Tanrı, bir beşer'e Resulluk verir mi, yoksa
vermez mi ?', ' Azap var mı (!) yok mudur ?', 'Oğlu, Kızı olur mu', '
Kendini beğenmiş mi ' gibi pek çok tabii sorularla oluşur. Yani neticede
kendi zannınca oluşan kendi zannını beğenmeyecektir bu beşer.. Bunda
gizli olan "Dehşet"den başka, "Var, Yok" sorgulamasındaki "Azamet"e
dikkatini çekerim ! Küfretmek ise sorgusuz reddetmektir ki bu Akıllı
Kafirin değil İnsan olanın yapamayacağı bir şeydir. Bu açıdan Kuran
beşerin bu tavrını gayri tabi olduğu için Hayvandan aşağı olmakla
niteler. Hakikat açısından bu sorgulamadan kıyasla ( Akılla )
çıkılamayacağı kesindir; böylece o belki inançsız, agnostik olur. Yani
Küfretmez.. bir beşer olarak haddini aşmaz.. tehir eder (!); İnsan'a
yakışır şekilde kendi çapında akıllıca davranır. Sadece Akıllı Kafir
değil, Müslüman da kendi zannına, itikadına göre hesaba girecektir; yani
kendi fikrini reyini kullanarak bir yol tuttuğu, Allahın Hükmüne teslim
olmadığı için. İbni Arabi (ks) hazretlerine atfedilen, fakat henüz
benim rastlayamadığım "Arif'in Dini yoktur" sözünün manası da tam bu
noktada idrak edilir; yani, Arif kişi "İtikad" edinmez. Sözün neden bu
şekilde söylendiğini "Din" kavramının "Hak Din" manası dışında da
Kuran'da İtikad, benimsenen yol, tutulan yol anlamında kullanıldığını
bilen kimse anlamakta güçlük çekmez. Keza "Sizin dininiz size, benim
dinim banadır" Ayetinde de mana budur; yoksa Kuran "Din"in tek bir Din
(İslam) olduğunu (Kitapların indiriliş sırasıyla değil) açıkça
belirtmektedir. Yani "..sizin dininiz.." kısmında onlara atfedilen "Din"
ayrımı, hazrete atfedilen sözdeki "Din" manasında olduğu açıktır.
Netice:
Müslüman da olsan kendi zannını "Din" tutma, ömrünü kendi fikrine heba
etme !.. "Allah hakkı söyler ve doğru yola iletir" ...