Sayfayı Yenileyerek ya da Başlığa Tıklayarak Arşivde Dolaşabilirsiniz

Bir Önceki Bloğumla İlgili Gelen Bir Yoruma Cevap

Yorum/soru - aleyküm selam ve rahmetullahi ve berakatühü ebeden ve daima...
ve fakat şunu unutuyorsunuz ki idrak edemeyen bir beyin algılayamaz ve algılayamadığı bir varlığa inanması mümkün olamaz. yaratanın bireyde tam olarak algınamaması mümkün olabilir fakat onun varlıgını sorgulamadan inandığını öne süren her beyin aslında bağnazlık dışında birşey kazanmış değildir.
toplum olarak doğuşumuzla birlikte cenneti garantilediğimizi düşündüğümüz için başka birşey düşünme gereği duymuyoruz yazık oluyor....

Cevap - Bağnazlık olarak genellemen hakkında sana bir söz söyleyeceğim inşaallah idrak edersin

Cahil bir şeyleri bilememe konusunda muaf olabilir
fakat zulmetmesi konusunda muaf değildir
ki
Bir şeyleri bildiğini iddia edip idrak etmemişler kesinlikle onlardan daha zalim olurlar
Bu açıdan bağnazlık kavramına biraz merhamet gözüyle bak ve kıyasla mutlaka idrak edersin asıl problem olan zulmü

Çünkü inanan idrak etmese de birşeyleri bildiği, ona bildirileni tevazuyla kabul ettiği için mutlaka had bilir
Hiç inanmayan ise hem bildiğini inkar eder hem de had bilmezlikte sınır tanımasına neden bulamaz

Yani inanç idrak olsa da olmasa da her zaman için idrak etse de inanmayandan daha merhamete anlayışa layıktır

Bir de had bilip erdemlere sahip çıkıp varoluşundan gelen iyilik özünü tutmuş ama inanmayanlar vardır ki mutlaka onlar bir gün gelir inanırlar..Çünkü hayatı idrak edebilen birisinin öz olarak inanmamasına hiçbir makul sebep yoktur...Eğer bağnazlık yüzünden bu kinle inat edip inanmıyorsa zaten o herşeyden bağımsız olan özü idrak edememiş demektir..

Umarım bildirebildim